Basılı uçak bileti dönemi neredeyse bitiyor. Artık uçağa binecek olan yolcular için biniş kartı telefon ekranındaki siyah beyaz bir kareden ibaret. Otobüs biletleri için de son yıllarda aynı düzen başladı. Peki telefon ekranında gördüğümüz o karekodun içinde ne var? Cevap aslında çok basit.

İçindekiler
En yaygın yanılgı şu: kod eşittir bilet. Aslında elinizdeki kodun içinde bilet diye bir şey yok. Biniş kartında yer alan kare şeklindeki karekod, yolcu adı, rezervasyon kodu (PNR), kalkış ve varış noktası, uçuş numarası, tarih, koltuk ve sıra numarası gibi alanlardan oluşan kısa bir metin içeriyor.
Görevliler bu kodu okuttuğunda hava yolunun sisteminden “Bu yolcu bu uçuşta kayıtlı mı? Daha önce kapıdan geçti mi?” gibi sorgular yapar. Onay gelirse ekran yeşil yanar, yolcu geçer ve sistem aynı kodun ikinci kez kullanılmasını o andan sonra kabul etmez. Kısacası kodu bir anahtar gibi düşünebiliriz.
Kodun içinde yer alan bilet içeriğinin standardına IATA (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) karar veriyor. Kuruluşun “Bar Coded Boarding Pass” adıyla yayımladığı standart, kodun hangi alanı kaç karakterle ve hangi sırayla vereceğini net bir şekilde açıklıyor.
Böylece Berlin’deki bir cihaz, İstanbul’daki hava yolunun verdiği kodu sorunsuz bir şekilde okuyabiliyor ve aktarmalı bir uçuşta iki farklı hava yolunun aynı kartı okuyabilmesini sağlıyor. Bu sayede dünyanın neresinden olursa olsun bilet olarak kullanacağınız karekodun iskeleti hava yolu değişse de sorun olmuyor.
Kâğıt biniş kartları, genellikle dikdörtgen şeklinde olan ve üzerinde yolcunun isim-soyisim bilgisi ile uçuşun PNR kodunun bulunduğu bir belge. Telefon ekranında ise çoğunlukla kare biçimli QR ya da Aztec kodu çıkar. Bunun nedeni cihazların parlak ve yansımalı ekran yüzeyinde bu iki türü çubuklu koda göre daha rahat okuması. Yani basılı bilet ile dijital bilet aynı bilgileri içeriyor ve aynı işlevi görüyor. Sadece görünüşleri farklı.

QR kodu 1994 yılında Japon Denso Wave şirketi geliştirdi. QR kısaltması ise adını “Quick Response” ifadesinden alıyor. Karekodun her yerde geçerli olması ve kolayca okunması için teknik tarifi ISO/IEC 18004 numaralı uluslararası standartta yer alır. Standardına uygun olarak düzenlenmiş bir kodun yüzeyinin yaklaşık yüzde otuzu kapansa bile cihaz, içeriği eksiksiz bir şekilde tanır. Bu yüzden telefondaki parmak izi ya da köşedeki küçük bir çatlak çoğu zaman sorun çıkarmaz.
Restorana gittiğinizde masada duran menü karekodu ile hava yolundan aldığınız bilet karekodunun mantığı aynı çalışır.
Hayır. Bileti hava yolunun kendi sitesinden ya da birden çok hava yolunun uçuşlarını tek aramada gösteren bir sayfadan almış olmanız kodun içeriğini değiştirmez. Çünkü PNR kodunu hava yolunun rezervasyon sistemi üretir ve kod nereden alınırsa alınsın aynı olur. Herhangi bir seyahat platformundan bilet alsanız da check-in işlemini yine o PNR ile hava yolunun kanalında yaparsınız, biniş kartınızı oradan alabilirsiniz.
Bilet satın aldığınızda e-postanıza gelen PNR ile hava yolunun sitesine girip check-in yaptığınızda ortaya çıkan kart, doğrudan hava yolundan alınan bilet ile aynı karekodu içerir. Havalimanlarındaki cihazlar ikisini birbirinden ayırt etmez.
Mobil biniş kartınızdaki yani dijital biletinizdeki karekodun ekran görüntüsünü almak çoğu zaman işe yarar. Kod sabit bir görüntü olduğu için ekran fotoğrafınızdaki kodu da cihaz okur. Eğer internet bağlantınızda herhangi bir sorun olacağını düşünüyorsanız ekran fotoğrafı almak mantıklı olabilir.
Ancak burada dikkat etmeniz gereken bir detay var. Kapı ve saat değişikliği ya da sıra numarası güncellemesi ekran görüntüsüne yansımaz. Cüzdan uygulamasındaki kart bu bilgileri kendisi günceller ve uçuş saati yaklaştığında kartı kilit ekranına getirir. Kapı numarasının değişmesi karekodunuzda bir değişikliğe neden olmaz ancak yanlış bir kapıya gitmemek ve uçuşunuzu kaçırmamak için ekran görüntüsü aldıysanız havalimanındaki bilgilendirme panolarından kapı numarasını kontrol etmenizi tavsiye ederiz.
Elinizde mobil biniş kartınız ve QR kodunuz var ancak cihaz okumuyorsa endişelenmeyin. Önemli olan kimlik kontrolü ve bu kontrol de koddan bağımsız bir şekilde yapılır. Kod ve biniş kartları yalnızca yolcunun kaydını hızlıca bulmaya yardımcı olur.
Genellikle kapı görevlisi PNR kodunu ya da adınızı yolcu listesinden bulur ve uçağa binmenize izin verir. Yine de uçak kapısında sorun yaşamamak için dilerseniz havalimanındaki kontuarlardan basılı bilet alabilirsiniz.
Otobüs yolculuğunda hava yolundaki gibi ortak bir standart bulunmuyor. Firmalar dijital biletlerdeki formatı kendine göre belirliyor. Bazı firmalar basılı ya da dijital biletinizi görmek isterken bazı firmalar sadece yolcu ve kimlik tespiti yapıyor.
Kapıya giderken
Yorumlar